Sayfalar

9 Nisan 2019 Salı

Siperin ardında bir vatan vardı...

Bizim için Çanakkale bir milattır. Öncesi ve sonrasında büyük dersler vardır... Son dönemde yayımlanan hatıra, mektup ve günlükler döneme ışık tutuyor.

Denizcilerin her hareketini yazdığı seyir defteri kara kutu gibidir.
Dünyanın her yerindeki denizciler bu deftere yazar.
Bir yerden geçerken "geçildi" diye yazarlar.
İstanbul Boğazı geçildi yazılır.
Kilitbahir geçildi yazılır.
Ama bir yer hariç.
Çanakkale'den çıkılır ya da varılır.
Bütün denizciler bunu bilir.
Asla ve asla, "Çanakkale'den geçildi" diye yazılmaz
Şehitler Abidesi selamlanır.
Çanakkale bu toprakların ruhuna böylesine derinden işlemiştir.
Orası öyle bir yerdir ki dünyanın da sayılı savaş alanlarından biridir.
Batılılar'ın Gelibolu bizim ise Çanakkale dediğimiz savaşların bu yıl 104. Yıldönümü...
18 Mart Deniz Savaşları'yla başlayıp 25 Nisan'daki Kara Savaşları'yla devam eden Çanakkale, Birinci Dünya Savaşı'nın en önemli cephelerinden biridir.
Bir tarihçinin, "Bugün İngilizce konuşulan dünyada Gelibolu için, Birinci Dünya Savaşı'ndaki diğer muharebelerden çok daha fazla sayıda kitap yazılmıştır" tespiti çok yerindedir.
Bir savaştan çok öte anlamlar taşıdığı için hâlâ dünyanın büyük ilgisini çekmektedir.
Bizim için de Çanakkale bir milattır...
Öncesi ve sonrasında büyük dersler vardır...
1912'de Balkan Savaşları'ndaki felaketler zinciriyle Avrupa'daki milyonlarca kilometre karelik en verimli topraklar bir kaç ayda yitirilmişti.
Bulgarlar başkent İstanbul'un kapısına dayanmıştı...
2 yıl sonra ekonomisi ve ordusu zor durumda olan Osmanlı İmparatorluğu, İttihatçılar'ın hırsıyla Birinci Dünya Savaşı'nın ateş çemberine sürüklenecekti.
Hükümeti ve orduyu kontrol eden İttihatçılar'ın önemli ismi Harbiye Nazırı Enver Paşa, Osmanlı'nın sonunu getirecek savaş kararını gizlice almıştı.
1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'nda Almanya, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu'ya aynı safta olan Osmanlı 4'ü ana olmak üzere birçok cephede savaşa girdi.
İngiliz Askeri Harekat Başkanı Albay Henry Wilson, "Türk ordusu gerçek anlamda modern bir ordu değildir... Kötü bir sevk ve idare altında ve acınası durumda" diyordu.
İstanbul'daki Britanya Ordu Ataşesi'nin, Londra'ya gönderdiği mesajlarda bu yöndeydi.
Fransız ve Ruslar da aynı görüşteydi.
Ancak Enver Paşa, Balkan Savaşı'ndaki hataları tespit ederek orduyu çok kısa sürede baştan aşağıya değiştirmeyi başarmıştı.
Başta kurmay sınıfı olmak üzere bir dizi değişiklikle Osmanlı ordusunun imkanları büyük ölçüde yenilendi ve geliştirildi.
Kafkasya, Romanya, Irak, Filistin, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı, Çanakkale'de silah altına alınan milyonlarca asker cepheye sürüldü.
4 yıl boyunca inanılmaz bir dirençle savaşıp dünyayı şaşırttılar.
Çanakkale özellikle İngilizler için en büyük yanılgılardan ve kabuslardan biri olacaktı.
3 Kasım 1914'te ilk bombardımanla başlayan kanlı savaş 9 Ocak 1916'daki tahliyeye kadar 432 gün sürecekti.
Sadece Türkiye'yi değil dünya tarihini de etkileyecekti.
Avustralya, Yeni Zelanda'dan oluşan Anzaklar ve Hintlilerle takviye edilen İngilizler, Fransızlar'ın da desteğiyle bir an önce Çanakkale'yi geçerek, İstanbul'a ulaşmayı hedefliyordu.
18 Mart 1915 sabahı 20 büyük zırhlı savaş gemisi, kruvazör, muhrip, torpido ve yardımcı gemilerle 100 parçaya ulaşan görkemli İtilaf donanması, saldırıya geçti.
Ünlü Nusrat gemisinin döşediği mayınlar ve Türk tabyalarının direnişiyle akşam saatlerinde tam bir hezimet yaşandı.
Gemiler ardı ardına batmış büyük zayiatlar verilmişti.
Denizde yenilgiye uğrayan İtilaf kuvvetleri, beş hafta sonra Gelibolu yarımadasını bu kez karadan geçmeye karar verdi.
Sayı ve ateş gücü olarak üstün görünmelerine rağmen, karşılarına önce Yarbay Şefik Bey'in 27. Alayı, daha sonra da 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal'in bizzat Arıburnu'na getirdiği alay devreye girecekti. "Size ölmeyi emrediyorum" komutunu alan ünlü 57. Alay tepeleri tutarak savaşın seyrini değiştirecekti.
Mehmet Şefik, Hafız Kadri ve Mahmut Sabri komutasındaki fedakâr askerler sayesinde çıkarma yapan Anzak ve İngiliz birlikleri sahil şeridinde çakılı kalacaktı.
Türk birliklerinin 19 Mayıs tarihindeki karşı saldırısı ise büyük bir felaketle sonuçlandı.
Askerlerden yaklaşık 4 bini birkaç saat içinde şehit oldu.
İtilaf devletleri, 6 Ağustos'ta yeni ve tazelenmiş güçlerle Anafartalar'a ikinci bir çıkarma gerçekleştirdi.
Ama karşılarına 25 Nisan'da olduğu gibi yine Mustafa Kemal çıktı.
Karşı saldırılarla ümitleri kırıp geçilmezliği pekiştirecekti.
Yenilgiye uğrayan Britanya İmparatorluğu, tahliyeyi çok başarılı biçimde gerçekleştirdi.
20 Aralık'ta Anzak ve Anafartalar'ı 9 Ocak 1916'da ise Seddülbahir cephelerini kademeli olarak boşalttı.
Üniversiteler, liseler o yıl mezuniyet veremedi.
Dağdaki çobanla, tıp öğrencisi yan yana savaştı.
Bir nesil cephelerde can verdi, on binlercesi de gazi oldu.
İsmail Hakkı Bey'in ifadesiyle, "Çanakkale müdafaası, bir gençlik müdafaasıdır. Zabit, küçük zabit, nefer sıfatıyla orduya iltihak eden binlerce mektepliler, fikir ve ahlakın birleştiği her noktada kudretlerinin azametlerini ispat etmiştir."
Çanakkale büyük bir ruhtur, acı ve gözyaşıdır, inançtır, zaferdir, direniştir, emektir.
Bu ruh Birinci Dünya Savaşı'ndaki yenilgiye ve topraklarının işgaline rağmen yeniden ayağa kalkacaktır.
1922'ye kadar süren Kurtuluş Savaşı'yla küllerinden yeniden doğacak, Sakarya'da Dumlupınar'da büyük zaferler kazanacaktı.
İzmir'i İstanbul'u ve Anadolu'yu da Çanakkale gibi geçilmez yapacaktı.
O gün Çanakkale'de geri adım atmayan bu kahramanlar Kurtuluş Savaşı'nda da siperlerin arkasında vatanları olduğunu çok iyi biliyordu.
(Sabah Kitap ekinin Mart 2019 sayısında yayınlanmıştır.)


Anılar ve belgeler eşliğinde Çanakkale...

Bugün özellikle Ortadoğu ve zaman zaman parlayan Balkanlar'a bakınca Çanakkale'yi daha iyi anlıyoruz.
Bize ve gelecek kuşaklara düşen en büyük görev öncelikle barışı savunmaktır ancak Çanakkale'yi ve o ruhu iyi kavramaktır.
Bu da ancak okuyarak, araştırarak ve anlayarak olur.
Ne yazık ki son yıllardaki büyük ilgiye rağmen Batı'daki araştırma ve yayınların yarısına bile ulaşılmış değildir.
İşin kahramanlık kısmıyla ilgilenmek anlamlıdır ancak yeterli değildir.
Son zamanlarda ardı ardına yayınlanan hatıralar, anılar, mektuplar ve günlükler de bize ışık tutuyor.
Çanakkale'nin yıldönümü vesilesiyle iyi okumalar...
* Mustafa Kemal Çanakkale'yi Anlatıyor. "Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur." Ruşen Eşref'in kaleminden.
* Muhabirimiz Çanakkale Cephesinden Bildiriyor!/ Wanda Zembrzuska. Bulgaristan'dan gelen kadın gazetecinin Çanakkale cephesi notları...
* Çanakkale Cephesinden Mektuplar - Hatıralar / Deniz ve kara savaşlarına katılan bir komutan Selahaddin Adil Paşa'nın anıları...
* Araştırmacı yazar Nuri Balcı'nın Çanakkale Savaşı-Deniz, Kara Savaşları ve Cephe Gerisi (1915) özenli bir çalışma...
* Çanakkale Savaşı Günlüğü (Osmanlı Genelkurmayı'nın Yasaklattığı Kitap) Erich R. Prigge adlı Alman subayının anılarından oluşuyor.
* Çanakkale Savaşı. Yine bir Alman subayı Carl Mühlman profesyonel bir gözle savaşı, askeri, stratejik ve tarihi açıdan anlatıyor.
* Akademisyen Mustafa Selçuk, Çanakkale Seferberliği kitabıyla Osmanlı ordusu, büyük güçler karşısında var gücüyle çarpışırken geri planda neler yaşanıyordu? sorusunun peşine düşüyor.
* Osmanlı subayı Eyüp Durukan'ın Çanakkale'den Mondros'a 1915 - 1918 (Günlüklerde Bir Ömür 3) kitabı diğer iki günlüğüyle önemli bir kaynak niteliğinde.
* Çanakkale Üzerinde Bir Şahin... Çanakkale Savaşlarının kara ve deniz dışında az bilinen bir cephesi daha vardı: Hava cephesi. Alman pilot Hans Joachim Buddecke'nin anıları...
* Çanakkale'de Neler Oldu? Bir Fransız Subayının Günlüğünden Çanakkale Savaşları'nın Perde Arkası. Charles F. Roux
* Çanakkale'de Deniz Harbi. . Hamidiye Zırhlısı'nın komuta kademesinde bulunan Binbaşı Hermann Lorey'in, İngiliz kaynakları ile zenginleştirdiği kitabı...
* Çanakkale Cephesinden Mektuplar. Çıkarmaya katılan Guy Warneford Nightingale'in ailesine yazdığı mektuplar.
* Serkan Ertem'in Çanakkale Denizaltı Harekatı, denizaltında yaşanan zafer ve trajedilere ışık tutuyor, sessiz bir tarihin bilinmeyen gerçeklerini açıklıyor.
* Yeni Zelandalıların gözünden asker mektupları, günlükler ve diğer belge ve fotoğraflar eşliğinde ele alan Çanakkale: Yeni Zelandalıların Öyküsü'nün yazarı Christopher Pugsley.
* Çanakkale Muharebelerinin Kronolojik Tarihi, mücadeleyi 15 Haziran 1914 tarihinden 9 Ocak 1916'ya kadar gün gün, saat saat kapsamlı bir şekilde anlatıyor. Yazarları Hülya Toker, Mustafa Toker.
* Muzaffer Albayrak, Sorularla Çanakkale Muharebeleri 1 kitabıyla bilinen ve bilinmeyenlerin peşine düşüyor.
* Çanakkale Savaşı-Siperin Ardı Vatan kitabının yazarları Şahin Aldoğan ve Gürsel Göncü, yakın tarihin gerek yapılışı, gerek kahramanları, gerekse sonuçları bakımından en önemli olaylarından biri olan Çanakkale Savaşı; başlangıcından sonuna tüm operasyonel detaylarıyla, Türk tarafı açısından ve objektif kriterlere göre değerlendiriliyor.
* Çanakkale Savaşı - Kanlısırt Muharebesi 25 Nisan 1915 İngiliz akademisyen Peter Williams göz göze mücadelenin ayrıntılarını roman gibi anlatıyor.
* Halil Ersin Avcı, Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları 1915 kitabında dünya basınında yayınlanmış söz konusu binlerce karikatür, propaganda afişi, illüstrasyon ve kartpostal türü betimlemenin Türkiye'yi ilgilendiren sekiz yüzden fazlası 10 yıllık bir çalışmanın neticesinde bir araya getiriyor!
* Çanakkale Destanı / Gerçek Efsanelerin Öyküsü, İsmail Bilgin'in kaleminden. Tanıtım yazısındaki gibi bu kitabı okurken; ölme emrini yerine getirmek için birbiriyle yarış eden askerlerimizi hatırlayacak, o anları yaşayacak, toprakların değil, ağaçların, denizin bile titrediğini sanacaksınız...
* Mustafa Kemal Çanakkale'yi Anlatıyor . "Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur." Ruşen Eşref'in kaleminden.
* Çanakkale Raporu - Binbaşı Halis Bey'in Savaş Notları. yazarı Halis Ataksor
* Atatürk ve Çanakkale'nin Komutanları. Sermet Atacanlı
* Efsane 57. Alay'ın öyküsü... İsmali Bilgin'in kaleminden 57. Alay Çanakkale
*Edebiyatın Çanakkale'yle İmtihanı. 1915 Haziranının sonlarına doğru, otuz kadar şair, yazar, ressam ve bestekârın Çanakkale gezisinden notlar. Yazar Beşir Ayvazoğlu bu heyecan verici geziyi ve sonuçlarını anlatıyor.
(Sabah Kitap ekinin Mart 2019 sayısında yayınlanmıştır.)