Sayfalar

29 Haziran 2023 Perşembe

Darbe, şaibeli bir ölüm, tartışmalı mahkeme...


Yakın tarihimizin önemli olaylarından Yıldız Mahkemesi'ni Cumhuriyet Savcısı İbrahim Çiçek yeniden ele alıyor. Mahkeme safhaları ve usulüyle ilgili hukukçu kimliğiyle önemli saptamalar yapıyor. İddianame, dava süreci, temyiz aşaması ve gerekçeli kararlar ayrıntılarıyla inceleniyor.

Osmanlı Padişahı Abdülaziz'in darbeyle tahttan indirilişi ve ölümündeki şaibe tarihimizin en önemli olaylarından biridir.
Bu iki vakayı soruşturup yargılama yapan Yıldız Mahkemesi'nin sonuçlarının yankıları günümüzde hala sürmektedir.
Bir süre önce TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nda, Ergenekon davalarında bu vakalar ve Yıldız Mahkemesi konu edilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı İbrahim Çiçek, Yıldız Mahkemesi kitabıyla tarihimizin bir dönemine daha el atıyor.
Harbiye Nazırı Mahmut Paşa Suikastı kitabında olduğu gibi çok tartışılan bu döneme hukukçu kimliğiyle ışık tutuyor.
Çiçek, olayların iyi anlaşılması için öncelikle tarihi arka planı anlatıyor.
1861 yılında tahta çıkan Abdülaziz'in döneminde yapılanlar bugünlere kadar uzanmıştır ve bir anlamda kurum ve kuruluşların alt yapısını hazırlamıştır.
Ülkenin imarı, ulaşım, sanayileşme, ordunun özellikle de donanmanın modernizasyonu, hukuki altyapı, mahkemelerin kurulması ve eğitim konusunda önemli işler başarıldı.
Haliç'te tersane kuruldu, yeni gelişmelere uygun olarak, buharlı ve zırhlı gemiler alındı.
İlk defa posta pulu kullanıldı, Galata Tüneli yapıldı, tramvay işletilmeye başlandı.
Doğu Ekspresi'nin son durağı Sirkeci Garı'nın temelleri atıldı, demiryolları inşaası hız kazandı, telgraf şebekesi genişletildi.
Askeri Rüştiye Mektepleri ve Osmanlı Bankası açıldı.
Danıştay, Adliye Teşkilatı, ceza, cinayet, hukuk mahkemelerinin kararlarını denetleyen İstinaf Mahkemesi ve Temyiz Mahkemesi ile gümrüklerle ilgili Rüsumat Eminliği kuruldu.
Vilayet ve sancaklar yeni bir teşkilata tabi tutuldu, Sayıştay kuruldu.
Osmanlı'nın medeni hukuk kurallarını derlediği Mecelle Kanunu yürürlüğe girdi.
Sanayi Okulu, Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi), Darüşşafaka, Maden Mektebi, Kız Öğretmen Okulu açıldı.
İlk modern itfaiye teşkilatı kuruldu.
Avrupa'ya ziyaret için giden ilk padişahtır.
Fransa, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde görkemli törenlerle ağırlanan Abdülaziz yaklaşık 2 ay süren gezisinden sonra kısa sürede birçok alanda reformları, yatırımları hayata geçirdi.
Özellikle askeri alanlardaki yapılanma devletin borçlanmasını da arttırdı.
Bütçe açığının önlenmesi için alınan Tenzil-i Faiz Kararıyla Osmanlı tahvillerinin değerinin düşmesi, Selanik Vakası ya da Kız vakası olarak bilinen olay patladı.
İki Fransız ve Alman konsolosların öldürülmesiyle Avrupa ülkeleri ve Rusya ile ilişkiler bozuldu.
Gerginlik arttı, taviz verilmek zorunda kalındı.
Balkanlar'da huzursuzluk başladı, dış güçlerin kışkırtmasıyla milliyetçilik cereyanı büyüdü, isyanlar oldu.
Başkaldırmalar güçlükle bastırıldı ancak ok yaydan çıkmıştı.
İçerde de Jön Türk hareketi hız kazandı, muhalifler güçlenmeye başlandı.
Talebe-i Ulûm Hareketi (Softa İsyanı) ile hükümetin düşürülmesi için düğmeye basıldı.
Medrese öğrencileri örgütlenip kışkırtılarak padişaha zorla yeni atamalar yaptırıldı.
Bir süre sonra Abdülaziz tahttan indirildi ve 4 gün sonra da ölüm haberi geldi.
İntihar mı etti, öldürüldü mü tartışmaları arasında V. Murat tahta çıkarıldı.
Ancak onun da şizofren olduğu ortaya çıkınca 2. Abdülhamit padişah oldu.
Yeni padişah, amcası Abdülaziz'in darbeyle tahtan indirilişi ve ölümüyle ilgili her şeye şahit olmuştu.
Bir soruşturma başlattı, tanıklar dinlendi, raporlar elden geçirildi ve Abdülaziz'in ölümünden 5 yıl sonra resmi olarak savcılık tahkikata başladı.
Subaylar görev yerlerinde, askerlikten ayrılanlar köylerinde bulunup gözaltına alındı.
İçlerinde Abdülhamit'in akrabalarıyla evli yöneticiler de vardı.
İzmir valisi olarak görev yapan Mithat Paşa'nın gözaltına alınması ise uluslararası bir skandala yol açacak şekilde olmuştu.

Yazar İbrahim Çiçek, bilgi, belge ve geniş okumalardan sonra sırasıyla şu sorulara yanıt arıyor.
Sultan Abdülaziz'e nasıl darbe yapıldı?
Devrik padişah Abdülaziz intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü?
Çerkez Hasan darbeci paşalara nasıl suikast düzenledi?
Sultan V. Murat, 93 gün sonra neden tahttan indirildi?
Mithat Paşa, Yıldız Mahkemesi'nde Sultan Abdülaziz'i darbeyle devirdikten sonra öldürmekle nasıl suçlandı?
Mithat Paşa ile bu cinayet arasında nasıl bir bağlantı kuruldu?
Yıldız Mahkemesi hukuki mi, yoksa siyasi midir?
Yıldız Mahkemesi tarafından idamına karar verilenler ve diğerlerinin cezasında son sözü söyleyen Sultan Abdülhamit ne karar verdi?
İdamına karar verilenler arasında bulunan Mithat Paşa, Taif Kalesi'nde hastalıktan mı öldü, boğduruldu mu?
Raporlar, günlükler, mektuplar, mahkeme zabıtları, dönemin ve bugünün tarihçilerinden alıntılarla her görüş ortaya konuyor.
Örneğin, Abdülaziz'in ölümüyle ilgili doktor raporlarında kimi intihar kimi de ağırlıklı olarak 'suikast' diyor.
İbrahim Çiçek, en çok tartışılan mahkeme safhaları ve usüluyla ilgili olarak da hukukçu kimliğiyle önemli saptamalar yapıyor.
İddianame, dava süreci, temyiz aşaması ve gerekçeli kararlar ayrıntılarıyla yer alıyor.
Yıllardır tartışılan Yıldız Mahkemeleri'nin tarafsızlığıyla ilgili bölümde ise tarihçilerin bir kısmı darbe ve cinayet yargılanmakla birlikte; 2. Abdülhamit'in bunu fırsata çevirdiği görüşünde.
Bazı tarihçiler ise mahkemenin siyasi bir hesaplaşma olduğunu; Abdülaziz'in intihar ettiğini, ancak bunun bahane edilerek saltanat darbesi yapmak isteyenlere bir daha böyle bir şeye kalkışmamaları için ibret dersi verildiğini öne sürmüştür.
O zamandan bugüne ülkemiz birçok badire atlattı, darbeler yaşadı.
Çok değil 6 yıl önceki kalkışma bile ibret dersinin alınmadığını gösteriyor.
(Sabah Kitap ekinin Temmuz 2022 sayısında yayınlanmıştır.)

Polisiye dünyasında gezinti...


Önümüz yaz, polisiye tutkunları için biriktirdikleri kitapların okuma süresi. Yılın öne çıkanlarından bakıldığında kaçanlara polisiye turuna çıktık. Unutmayın: İyi polisiye iyi edebiyattır.

Romalıların en çok ilgi gören dalı polisiyeleridir.
Polisiyeler de birçok türden ayrılmıştır.
Klasikler, başrolde bir dedektif olan seriler, cinayet ve suçun yaygın olduğu polisler, (ki bazı yaşlarını başının aldığı ya da genç, umut vaat eden parlak isimlerdir.)
Ve casus külliyatı, orada her ülkenin gücüne göre oluşum durumları vardır.
Güncel konular eşliğinde maceralar gider.
Ayrıca parçaların çalışan elemanları da bazen bu kadarı da olmaz diyeceğiniz işlere imza atar.
En ince ayrıntıya kadar uyumlaştıran eğilen, bilgisayar, DNA, internet, göz merceğinden onlarca veri alan ekipler işbaşındadır.
Uzaydan gelen bilgiler anında ultra sistemlerde kullanılır.
Amerikalıların dizi ve romanlarındaki bu kusursuz dedektifler, polislerin modern zamanların gözlerideleridir, ancak bir şey eksiktir: Ruh...
Harry Bosch ve Komiser Kolombo gibi efsaneleri ise ayrı tutmak gerekir.
O zaman soruşturmaların tıkandığı zaman sığınılan polisiyenin muhteşem repliğinin anının zamanıdır: Her şeyin en baştan ele alındığı...
Klasik polisiyeler onun döneminin gözdesidir.
Mary Roberts Rinehart'ın, "Polisiye öyküsü, iç içe geçmiş iki öyküden oluşur: olup bitenin öyküsü ve görünürde olup bitenin öyküsü" saptaması her şeyin özetidir...
Klasik Polisiye Öyküler kitabı bu olay babalarından 5 efsanenin öyküsüne yer veriyor.
Her biri polisiyenin tohumlarını atmış, ünlü dedektif Sherlock Holmes'in yaratıcısı Arthur Conan Doyle'un, Agatha Chirstie'nin bile esinlendiği öyküler yazılmıştır.
Dil, tasvirler, olayların aktarımı, suç ve suçlular, güvenlik güçlerinin ya da dedektiflerin tarzları, mizahı, entelektüel halleri öne çıkıyor.
1824 doğumlu Wilkie Collins, ilk modern İngiliz polisiye romanı The Moonnstone'un yazarı olarak tarihe geçti.
Onun Polis Memuru ve Aşçı öyküsünü çok seveceksiniz.
Lenton Çiftliği Soyguncuları öyküsüyle Arthur Morrison..
İngiliz yazar ve gazeteci 1863 doğumlu.
Özel dedef olmaya karar veren Londralı avukat Martin Hewit karakterinin yazarı...
Morrison, o dönem Arthur Conan Doyle'un güçlü bir edebiyat rakibi olarak ilgi görüyor.
Anna Katharina Green, polisiyenin anası olarak kabul edilen ABD'li yazar 1846 doğumlu...
Agatha Christie'nin de ilham aldığı, daha Sherlock'un ortada yokken polisiye türü geniş bir okur kitlesi kazandığı Green, Yakut ve Kazan öyküsüyle kitapta yer alıyor.
1877 doğumlu William Hope Hodgson, bir hayalet avcısı olan dedektifi Thomas Carnacki'ye hayat verdi.
Canavarın Geçidi öyküsünde onu tanıdığının tam zamanı...
40 yaşında Birinci Dünya Savaşı cephesinde hayatını kaybetti.
1868 doğumlu İngiliz yazar Ernest Bramah, mizah, polisiye, bilimkurgu ve doğaüstü eserler verdi.
Diyonisos Sikkesi öyküsü kör dedektifi Max Carrados, ilk kez okurla buluştuğu metin olarak tarihe geçti...
Emsallerinden Oluşan Bir Jüri öyküsünün yazarı 1876 doğumlu Susan Glaspell, Amerikan feminist hareketinin liderlerinden...
İki kadın kahramanın suçuyla, adaletle, hukukla, etikle olan ilişkisiyle yer alıyor.
Öyküdeki cinayetin gerçek hayattaki ilham kaynağı 1900 yılındaki John Hossack'ın cinyetidir.
Polisiyenin kraliçesi olarak anılan, Agatha Christie ile aynı dönemde yaşamış Dorothy L. Sayers'in Sahi Kitap'tan çıkan Bu Kimin Cesedi kitabı da klasikler arasındadır.
Aristokrat dedektifi Lord Peter Wimsey'in zekası ve uçlarda gezinen mizah anlayışıyla vakayı ayırmasi muhteşemdir.
Hızla çürük doğru gelirken, İskandinav polisiyesi öne çıkmaya başlıyor. Kuzey ülkelerindeki polisiye başlangıcının öncüsü olan İsveçli gazeteci-yazar ve aynı zamanda kar koca olan Maj Sjöwall ve Per Wahlöö, Komiser Martin Beck'le patlama yaptı. 1960'lardaki maceralar ne yazık ki, bay Per Wahlöö'nün ölümüyle 10 kitap sürebildi.
Bu serinin tüm güncel günleri eksiksiz olarak 56 yıl sonra Türkçe'ye çevrildi.     
Onun yine İsveçli Henning Mankell'in efsane dedektifi Kurt Wallander Serisi, sıralı olarak 8 ardışık kitaba kadar geldi.
Dizi ve filmden çekilen Wallender serisi dünya çapında bir sürü topladı.
35 yıl önce, 1987'de İskoçya'da Edinburgh'un kişisel olarak kovalamaya başlayan Dedektif John Rebus'un maceraları da olağan olarak yayınlanıyordu.
İngiliz yazar Ian Rankin'in soruşturması, Özel Hava Birliği'nden eğitim görmüş sıkı bir eski asker.
Bir yanda katiller, bir yanda tarihi ve özellikleriyle ünlü Edinburgh sokakları...
Rankin, geçmişle hesaplaşmayı da ihmal etmiyorsunuz.
İskoç asıllı İngiliz Philiph Kerr, Dedektif Günther'e Naziler'in altında ve Almanya Avrupa'da tarih eşliğinde inanılmaz işler yaptırdı.
Ancak Kerr, 12'nci kitaptan sonra erken yaşta hayata veda etti.
Ancak bu yılın sürprizlerinden biri yaşandı.
Son kitabı ölümünden çok sonra bulundu ve yayınlandı.
Fırlama, zeki, durumuyla dalga geçen Günther, Metropolis'le son kez sahne aldı.
Ah Bernie Gunther, ne güzel abimizdin sen.
Norveçli Jo Nesbo'nun filmlere dizilere konu olan karakteri Dedektif Harry Hole kitapları da çok dile çevrildi.
90'lı yıllarda başlayan maceraları temposunu düşürmeden sürüyor.
İsveçli çift, Alexandra Coelho Ahndoril ile Alexander Ahndoril'in dedektif Joona Linna serisinde 5. kitabı yayınlandı.
Lars Kepler takma adıyla yayınlanan kitapların sağlam içerikleriyle şaşırtıyor ve ilgiyi sürdürüyor.
Alman Wolfgang Schorlau, günümüzün yakıcı teknikleri Georg Dengler'le çözüyor.
Gücün, paranın, uluslararası komploların, derin yapıların içine dalıp hesaplaşıyor.
Yeni çıkan 5'inci kitap Kreuzberg Blues ile günümüzün en yakın meselesini ele alıyor.
Kovid salgınının çevresinde, konut spekülasyonu ve barınma hakkı mücadelesinin bir tarafında hırslı yöneticiler, bir yanda dar gelirli sahipleri var.
Dengler olaya el atar.
Uzakdoğu polisiyesi de bu yılın sürprizlerindendi.
Japon polisiyesinin ünlü isimleri Şiro Hamao ve Edogawa Rampo nefesleri kesen hikayeleriyle başlıyor.
Arkada yayımlanan Rus Boris Akunin'in Dedektif Erast Fandorin'leri, Suriyeli Rafik Schami'nin Kardinalin Gizli Misyonu, Finlandiyalı Max Seeck'in Cadı Avcısı, İsveçli efsane polisiye yazarı Arne Dahl'ın Özgürlük romanı da iyi kitaplardı.
Amerikalı polisiye yazarı Donna Leon'un Dedektif Brunetti'nin desteklediği ilk romanı Opera Cinayeti piyasaya çıktı.
İtalyan polisiye efsanesi Andrea Camilleri'nin Komiser Montalbano serisi ise 3. kitaba ulaştı.
Yerlilerden Tuna Kiremitçi'nin Bir Başkomiser Perihan Uygur Polisiyesi'nin ikinci kitabı Perinin Ölümü'nde sanat piyasası suçla sarsılıyor.
Tuna Serim'in Masum Cinayetler'i, Çağatay Yaşmut'un Bir Başkomiser Galip polisiyesi serisinden Felsefe Cinayetleri sürükleyici ve farklı şekilde hazırlanmış kitaplar...
(Sabah Kitap ekinin Haziran 2022'de yayınlanmıştır.)