Sayfalar

25 Ekim 2009 Pazar

Öğreten güzel adam için...


1980 darbesinin karanlık yıllarıydı. Üstünden 5, 6 yıl geçmişti. O günlerde bir ışık gibiydi Ünsal Hoca... Bir anda ortaya çıkmış haktan hukuktan, özgürlükten söz etmeye başlamıştı. "Kör olmayın" diyordu "çevrenize iyi bakın ve anlayın." İletişim kavramını onunla pekiştirdik biz. Bahariye Moda Sineması'ndaki bir panelde salonun tıklım tıklım halini hatırlarım, sarı bir kazak vardı üstünde... Makaleleri, konuşmaları, kitapları, çevirileri bizim gibi daha 20'li yaşlarının başındakiler için bulunmaz bir nimet gibiydi. Zihnimizi açıyordu, gelecek aydınlık oluyordu. Okuyorduk, tartışıyorduk ve inanıyorduk...
Prof. Ünsal Oskay'ın ölüm haberini aldığımda işte bunları düşündüm... Ve onun şahsında o zor günlerde müziğiyle, yazılarıyla, konuşmalarıyla, dürüstlükleri ve onurlarıyla dimdik duran eğilip bükülmeyen nice değerli insanı anmak istedim..
Oskay'ın gazeteci oğlunun dokunaklı ve anlamlı veda yazısının finali çok ama çok anlamlıydı:
"Eğer gerçekten bir Tanrı varsa, ondan tek bir isteğim var. Babamı Melville'in, Cervantes'in, Ece Ayhan'ın, Aşık Veysel'in, Baudelaire'in, Walter Benjamin'in yanına götür. Babamın başını okşasınlar. Ona sarılsınlar..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder